|
Oyunun Adı: Eşek Arıları Yazan: Aristophanes Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu YARGIÇLAR – Her girişten ve önsözden önce Şurasını belirtmek zorundayım ki Bizim egemenliğimiz bütün egemenliklerin üstündedir. Yaşadığımız çağda hangi mutluluk Bir yargıcın mutluluğundan daha mutludur? Hangi yaratık ondan daha keyifli yaşar? Hangi yaratıktan korkulur, ondan daha çok? Kocamış, beli bükülmüş olduğu halde? Ben daha yatağımdan kalkmadan Bir sürü insan bekleşir mahkeme kapılarında. Anlı şanlı adamlarda vardır aralarında. Yanlarından geçerken, hemen yapışır elime Başlar yalvarıp yakarmaya: “Gel etme, acı bana, yargıç baba; Senin başına da gelmiştir bu işler Orduda ya da başka bir işte Sen de birkaç para aşırmışsındır elbet Arkadaşlara yiyecek alırken pazardan.” Kim yalvarırdı bana böyle, yargıç olmasam? Bunlarla öfkem biraz yatışır, Ama dışarıda verdiğim sözleri tutmam içeride. Suçlular türlü diller dökmek zorundadırlar Pençemden kurtulabilmek için. Bir yargıçtan çok kime dalkavukluk edilir? Kimi fakirliğini anlata anlata bitiremez. Kimi Ezop masalları anlatır. Kimi beni güldürüp öfkemi yatıştırmak için Soytarılık, maskaralıklar yapar. Bütün bunlar işe yaramadı mı Kimi de tutar kız erkek çocuklarının elinden Getirir hepsini mahkemeye. Çocuklar boynunu büküp ağlar önünde; Sonra baba, çocukları adına yalvarır bana Bir Tanrıdan günahların bağışlanmasını ister gibi. “Kuzuların sesini seversen, Bu oğlancığın sesi de dokunur sana” der. Dişi domuz yavrularını seversem O zaman da kız çocuklarını ağlatır. Biz de bir azıcık gevşetiriz artık Öfkemizin gergin tellerini. Az güç müdür bu? Para nedir bunun yanında?
|