|
MEDEIA Ah! Zavallı bedbaht kadın. Demek sizi beyhude yere büyüttüm, beyhude yere sıkıntı çektim ve doğumun zalim anlarında beyhude yere acılarla parçalandım. Vaktiyle sizin üstünüzde çok ümitler kurmuştum. İhtiyarlığımda besleyecektiniz, öldüğüm zaman elleriniz beni dindarca gömecekti. Bu benim için insanoğullarının kıskanacağı bir talihti. Şimdiyse tatlı hayaller bitti. Ben sizden ayrı, ömrümü acı ve keder içinde geçireceğim. Ve sizinde sevgili gözleriniz bir daha annenizi görmeyecek, siz bir başka âleme gitmiş olacaksınız. Vah, eyvah! Niçin bana doğru bakıyorsunuz? Çocuklarım, niçin bu son tebessümle gülüyorsunuz? Ah ne yapmalı? Kadınlar, bu çocukların parlak gözleri karşısında kalbim tahammül etmiyor. Yapamayacağım, elveda ey tasavvurlarım, deminki tasavvurlarım. Çocuklarımı memleketten dışarıya götüreceğim. Babalarını bu çocukların felaketiyle müteessir etmek için felaketimi iki misli yapmak muhakkak lazımdır! Fakat ne hisler bunlar? Düşmanlarımı cezasız bırakarak âleme gülünç mü olacağım? Bir kere cesaret lazım, böyle yumuşak şeyler düşünmekle ne alçaklık ediyorum. Hayır, kalbim hayır sen değil! Bu cinayeti yapma! Bırak bedbahtları yaşasınlar. Bu çocukları ölümden esirge. Bizden uzakta bile yaşasalar yine senin saadetini teşkil ederler. Hades’in müstakim cinleri hakkı için hayır! Benim için oğullarını düşmanın zulmüne terk etti denmeyecek. Her ne suretle olursa olsun eninde sonunda öleceklerdir ve mademki bu kaçınılmazdır, o halde nasıl, ilk önce onları getirdimse şimdi de öldüreceğim... Bu işten geri dönmek yoktur; ok yaydan çıkmıştır. Eminim ki şimdi taç başında, genç prenses tüller içinde can veriyor. O halde mademki ben en büyük talihsizliğin yoluna giriyorum ve onlara daha fena bir yolu takip ettireceğim, çocuklarıma veda etmeliyim. Verin çocuklar verin annenize sağ ellerinizi sıksın. Ey çocuklarımın sevgili elleri, sevgili dudakları, yüzleri ve asil çizgileri! Her ikinizde mesut olun. Fakat orda! Burada ki saadetinizi babanız mahvetti. Ey tatlı kucaklaşma, evlatlarımın taze derileri ve tatlı nefesleri! Gidin, gidin! Çocuklarıma bakabilecek kudretim kalmadı, dertlerim beni ezdi. Evet, yapacağım fenalığı biliyorum; fakat ihtiras kararlarımı yıkıyor ve insanların en büyük felaketlerine o sebep olur. ( EURİPİDES – MEDEIA )
|