Tiradlar


  • Anne

    Çocuklarımı rahat bırak Pedro! Giderlerse kendimi asacağımı söyledim onlara. Bunun günah olduğunu, ebedi lanetlenme olduğunu da biliyorum. Ama başka türlü yapamam. Kocam Carlo ölünce, hem de öyle ölünce, Peder’e gittim, yoksa daha o zaman asacaktım kendimi. Kuvvet kullanmada da, ataklıkta da başı çekerdi o, ama ben de suç ortağı oldum ona, bunu çok iyi biliyorum. ...

  • Elektra

    Sizlerden utanıyorum ey kadınlar yakınıp durdukça, taşkınlıkla. Oysa sadece zorbalık zorluyor beni buna! Bağışlayın, ama nasıl olabilir ki, başka türlü görmüşse soylu bir kadın babasının felaketini, her gün ve her gece, kederinin arttığını gittikçe ve asla azalmadığını; önce kendini doğuran anneden, en gaddar düşmanlığın geldiğini ve kendi evinde babasının katilleriyle uşak yerine konarak yaşamak zorunda ...

  • Iphigeneia

    Ah, sadık yardımcılarım, bilseniz: ben yürekler parçalayan ağıtlara, Musaların beğenmediği nağmelerin çalgısız sızlanışlarına, eyvah!, yaslı feryatlara daldım. Başıma gelen felaket o kadar büyük ki! Ben kardeşimin ölümüne ağlıyorum. Karanlığı henüz dağılan bu gece gördüğüm rüya işte böyleydi. Öldüm ah, öldüm: bana ocağım söndü. Ne yazık oldu yok olan soyumuza! Vah, vah, Argos’a! Başına gelen bu ...

  • Iphigeneia 2

    Ta başlangıçtan beri, annemin kuşağının çözüldüğü o geceden beri talihsiz talihim bana gülmedi. Doğum tanrıçaları Moiralar çocukluk atkılarımı sert ve kaba dokumuşlar. Beni, evlerinde açan bu ilk çiçeği, Leda’nın talihsiz kızı babamın şaşkınlığına kurban gideyim diye, içlere huzur vermeyen bir sunu, adanmış bir kurban olayım diye doğurmuş, büyütmüş! Bir atlı araba ile beni Aulis’in kumsal topraklarına ...

  • Iphigeneia 3

    Ey pek sevgili arkadaşlarım, gözünüzün içine bakıyorum. Kaderim sizin elinizde; mesut olmam veya mahvolmam, vatanımdan, sevgili kardeşimden, çok sevdiğim kız kardeşimden ebediyen mahrum olmam size bağlı. Önce söze şuradan başlayacağım: kadınız, kadınlar arasında dayanışma hissi kuvvetlidir, müşterek meselelerimizin halinde birbirimize tam bir güven besleyebiliriz. Susun ve kaçmamıza yardım edin. Sır saklamasını bilmek güzel şeydir. Görüyorsunuz: ...

  • Jandark

    Ne gurulu, ne de dik başlıyım.Fakir kızın biriyim ben.Üstelik kara cahil.Gurur benim neyime?Dik başlı oldugumu söylüyorsunuz…Ama tanrının sözünden dışarı çıktığım yok.Hakkın sesine kulak veriyorum ben.Size hiçbir zaman yalan söylüyorsunuz demedim.Ama siz seslerimi yalancılıkla suçladınız.Ne zaman yalan söyledi onlar, sadece sağduyumun yankıları bile olsalar ne zaman.Oysa siz, dünya işlerinde hep yanlış öğütler vermiyor musunuz?Evet, yalnızım yeryüzünde ...

  • Marguerite

    Hala renkleri algılıyor. Renkli anılar. İşitsel bir doğa değil onunki, hayal gücü tamamen görsel… bir ressam… aşırı derecede tek renklilik taraftarı.(Kral’a) Unut bu imparatorluğu da. Renkleri de reddet. Bu, yolunu şaşırtıyor, seni geç bırakıyor. Artık geç kalamaz, duramazsın, durmamalısın. (Kral’dan uzaklaşır) Tek başına yürü, korkma haydi. (Sahnenin bir köşesinden Kral’ı yönlendirir) Artık gündüz kayboldu, gece ...

  • OPHELIA

    Odamda oturmuş dikiş dikiyordum. Prens Hamlet çıkageldi birden; Gömleği çözük, başı bağrı açık; Bağsız, düşük çorapları çamur içinde; Benzi uçmuş, dizleri birbirine vurasıya titrek, Ve öyle yürekler acısı bir bakış ki, Cehennemden kaçıp gelmiş sanki Gördüklerini anlatmaya… Bu haliyle yürümez mi üstüme! Bilmem efendimiz; ama korkarım öyle. Bileğimi yakaladı, sımsıkı tuttu; Sonra kolu yetesiye uzaklaştı geri geri, Öteki eli gözleri üstünde, şöyle, Resmimi yapmak ister gibi, Öyle acı öyle ...

  • Vicdani

    Aksaray’da Fehim Paşa sokağında otururduk. Bahçemizde ardıç ve kestane ağaçları vardı. Akşam üzeri Çamlıca’dan nane kokulu bir rüzgar eserdi. Ben üvezi çok severdim. Siz de sever misiniz üvezi doktor bey? Evimizin bir cumbası vardı. Beni cumbaya oturturlardı. Beni haminnem yetiştirdi. Eline ateş sürerim, diline biber, aaa.. acı.. tukaka. Tövbe tövbe…cız. Öp elimi gözünü patlatırım, öp ...

  • Yalnız Kadın

    …(Telefon çalar) Ah, kocam olacak… Hep bu saatlerde arar beni, özür dilerim, bir dakika…(Telefona gider) Alo? Evet… Ne? Neee, hastir bok… (Telefonu kapar.Utanmıştır.Komşuya tebessüm eder.) Ah çok affedersiniz… Ben aslında hiç kötü söz kullanmam ama bazen kaşınıyorlar… (işine devam eder) Yok… Yok… Kocam değildi, daha neler… Kim olduğunu bilmiyorum… Domuzun teki… Günde iki üç… Bin ...

Copyright © Han Tiyatrosu